Merak Duygusu Tasarımın Yakıtıdır
Çocuk Kitabı Tasarlamak ile Ambalaj Tasarlamak Arasındaki Beklenmedik Benzerlikler
İlk bakışta çocuk kitabı tasarlamak ile ambalaj tasarlamak birbirinden oldukça farklı disiplinler gibi görünebilir. Birinde raflarda tüketicilerle buluşan ürünler vardır. Diğerinde ise çocukların hayal dünyasına açılan hikâyeler... Ancak son yıllarda farklı alanlarda çalışırken fark ettiğim bir şey var: Bu iki disiplin arasında düşündüğümüzden çok daha fazla ortak nokta bulunuyor.
İlk Temas Her Şeyi BelirlerBir market rafında tüketicinin bir ürüne dikkat ayırdığı süre çoğu zaman birkaç saniyeden ibarettir. Benzer şekilde bir çocuk da kitapçıda ya da evde eline aldığı bir kitabın dünyasına ilk birkaç saniye içinde girip girmeyeceğine karar verir. Her iki durumda da tasarımın ilk görevi aynıdır: Dikkat çekmek. Bu dikkat yalnızca renklerle ya da büyük görsellerle sağlanmaz. Merak uyandıran detaylar, karakterler, kompozisyon ve görsel hiyerarşi de en az onlar kadar önemlidir.
Merak Duygusu Tasarımın Yakıtıdırİyi bir ambalaj tüketiciye şu soruyu sordurur: "Bu ürün nasıl bir deneyim sunuyor?" İyi bir çocuk kitabı illüstrasyonu ise benzer bir merak yaratır: "Bu karakter biraz sonra ne yapacak?" Aslında ikisi de küçük bir hikâyenin başlangıcını kurar. Tasarımcı olarak amacımız yalnızca güzel görünen görseller üretmek değil, insanları bir sonraki adıma götürecek merakı oluşturabilmektir.
Karakterler ve MarkalarMarkalar zamanla bir kişiliğe dönüşür. Tıpkı hikâye karakterleri gibi... Bir karakteri tasarlarken onun nasıl düşündüğünü, nasıl hareket ettiğini ve hangi duyguları taşıdığını hayal ederiz. Marka tasarımında da süreç çok farklı değildir. Bir markanın sesi, tonu, tavrı ve görsel dili zamanla onun karakterini oluşturur. Bu nedenle karakter tasarımı ile marka tasarımı arasında düşündüğümüzden çok daha yakın bir ilişki vardır.
Dünya KurmakBelki de en büyük ortak nokta budur. İster bir ürün için ambalaj tasarlıyor olun ister bir çocuk kitabı için illüstrasyon hazırlıyor olun, aslında yaptığınız şey bir dünya kurmaktır. Renkler, tipografi, karakterler, objeler ve kompozisyonlar bu dünyanın parçalarıdır. İnsanların ilgisini çeken, içinde vakit geçirmek isteyeceği bir dünya oluşturduğunuzda tasarım amacına ulaşmaya başlar.
SonuçTasarım disiplinleri değişiyor olabilir. Bir gün bir ambalaj üzerinde çalışırken, ertesi gün bir çocuk kitabının karakterlerini geliştiriyor olabilirsiniz. Ancak özünde değişmeyen şey aynı kalıyor: İnsanların ilgisini çeken dünyalar kurabilmek. Belki de iyi tasarımın ortak dili tam olarak budur.